Nasıl 18 kilo verdim? Aşırı yeme bozukluğu (binge-eating), yanlış beslenme alışkanlıkları ve bozulan bağırsak mikrobiyatasına dair

cdc-Hu2yPu0vFQ8-unsplash

Hepimiz hayatımızın belli dönemlerinde aşırı yemek ya da iştah kesilmesi gibi beslenme kaynaklı problemlerle karşılaşıyoruz. Ancak bunun bir alışkanlığa dönüşmesi ya da belli bir psikolojik problemin dışa vurumu olması ciddiye alınması gereken bir konu. Zaman zaman bu tip süreçlerden geçmeyi hayatın akışında oldukça olağan buluyorum, ancak yanlışlıklar yılların alışkanlığına dönüşmüşse, aşırı kilo almalar ve aşırı kilo vermeler bir kısır döngüye girmişse yaşam kalitesini düşürecek kronik hastalıklara yakalanmadan önce çözümü sorgulamak gerekiyor.

Aşırı yeme ve kontrolsüz besin tüketimi benim için çocukluğumdan gelen bir alışkanlık. Şu an gelebileceğim en iyi noktadayım, ama uzun yıllar boyunca o kadar yanlış beslendim ki hem bana pek çok kronik rahatsızlık hem de üstesinden gelmesi zor psikolojik hasarlar olarak geri döndü.

Y jenerasyonu mensubu olarak paket gıda sektörünün tam ortasına doğdum ve 24 yaşıma kadar belki de sağlıklı bir insanın hayatı boyunca yiyeceği kadar şeker ve karbonhidrat tüketmişimdir. Hamur işi ve şekerle aram çok iyiydi, kilolu bir çocuktum ve bu konuyla ilgili etrafımdan gördüğüm zorbalıklar bir yana yanlış beslenmenin yansıttığı kötü ruh hali hayatta pek çok konuda yanlış ve tutarsız kararlar aldırdı bana. On dokuzuncu yaşımda, benimsediğim beslenme biçimini kabullenemeyen vücuduma gastroenteroloji uzmanı tarafından “çölyak” teşhisi kondu.

melissa-walker-horn-wcDru6t-aCg-unsplash©️ Melissa Walker Horn

O dönemler yaygın bir hastalık olmadığından bu beslenme biçimini nasıl karşılayacağımı bilemedim gerçekten. Çölyak teşhisi konmuş bir insanın gluteni hayatından kaçamak olmaksızın, çapraz bulaşma riskini dahi gözeterek çıkartması gerektiğini; aksi halde kolon kanserine kadar varan tehlikelerle yüzyüze gelebileceğini öğrendim. Gel gelelim etrafımdaki herkes o kadar hamur işi ya da hazır yemek yeme alışkanlığına sahipti ki kendimi inanılmaz dışlanmış ve bu durumumla başa çıkamaz halde hissediyordum. Diğer yandan bu durumu lehime çevirerek kilo vermek isterken bağımlılığa dönüşmüş paket gıda ve hazır besin tutkum bu diyeti uygulamamı imkansız kıldı.

brooke-lark-of0pMsWApZE-unsplash©️ Brooke Lark

Bir sonraki sene, bir seneliğine eğitim için ailemin yanından ayrılarak yurt dışına gittim ve bu süreci kilo vermek için bir fırsat olarak gördüm. Aile evinde sürekli hamur işi ve tatlılar pişerken; özellikle diyetin başlarında, yeni bir beslenme biçimi oturtmaya çalışırken iradeye hakim olmak bambaşka bir konu; dolayısıyla bu dönem benim için bir fırsattı. Bu sefer kendi mutfağımda %100 glutensiz olmasa da nispeten daha sağlıklı, sebze yemeği ağırlıklı beslenme biçimine geçtim ve hayatımda ilk kez çok hızlı bir şekilde kilo vermeye başladım. Türkiye’ye döndüğümde 44 bedenden 36 bedene düşmüştüm ve aslında olmam gereken kilonun çok daha altındaydım, ailem ise endişeliydi çünkü bunun ciddi bir yeme bozukluğu olduğu belliydi.

alexander-schimmeck-6bykmLxy-3Y-unsplash©️ Alexander Schimmeck

Türkiye’ye döndükten sonra kestiğim şekeri, “glutensiz” adı altında satılan, nişasta ve şeker oranı kat be kat fazla olan, adeta bağırsak düşmanı paket gıdaları (glutensiz kurabiyeler, ekmekler, kuru pastalar vs.) tüketmeye başladım. Şunu belirtmeliyim ki bir şey yerken doyduğumu hissetmek benim için her zaman zor olmuştur. Bugün bile yeme düzenimi oturtmuş ve sağlığıma kavuşmuş olmama rağmen yememem gereken bir şeyin kaçamağını yaptığımda %98 oranla o şeyi kontrolsüz miktarlarda yerken buluyorum kendimi.

Araştırmalarıma göre bunun sebebi genel olarak bağırsak mikrobiyomundaki bakteri dengesizliği. Yenmemesi gereken gıdalar yüzünden kötü bakterilerdeki artış. Son araştırmalarla zaten yeme alışkanlıklarımızın bağırsak bakterileri tarafından belirlendiği, canımızın çektiği şeyi bağırsak bakterilerinin bize yedirdiği ispatlandı. Yani bir bakıma biz ne yediğimize hür karar mekanizmamızla değil, bağırsaklarımızdaki bakterilerin bizi yönlendirmesiyle karar veriyoruz. Bu konuyla ilgili detaylı bilgi için bu yazıya göz gezdirebilirsiniz.

franki-chamaki-CmqcUGYuKJU-unsplash©️ Franki Chamaki

Kontrolü tamamen bakterilere bıraktığımızda ne yazık ki canımızın çektiği sağlıksız besinlere karşı bir kriz hali karşılıyor bizi. Bu noktada iradeye hakim olmak çok zor ve irade devreye girmedikçe kontrolsüz tüketim; geçirgen bağırsak sendromu (leaky-gut) ve başta gluten, laktoz, histamin, lektin, çeşitli kimyasallar olmak üzere birbirinden alakasız maddelere karşı alerji gelişmesine, insülin direnci – diyabet, tiroid, egzama, mantar enfeksiyonları ve daha pek çok kronik rahatsızlığa zemin hazırlıyor.

Alerjen meselesiyle ilgili Netflix’te harika bir bölüm var. “Rotten” (Gıda Suçları) serisinin 1. sezon 2. bölümü Yer Fıstığı Problemi adlı 48 dakikalık belgesel bu konuda bir hayli bilgilendirici, şiddetle tavsiye ediyorum.

louis-hansel-shotsoflouis-K47107aP8UU-unsplash©️ Louis Hansel

Sizce bu bakteriler sadece ne yediğimizi mi kontrol ediyor? Ruh halimiz üzerinde de çok ciddi etkileri olduğunu belirtmeliyim. Negatif düşünmenin, kaygı bozukluğunun (anksiyete) ve içe kapanık biri olmanın karakter özelliğimiz olduğunu düşünebiliriz. Ancak kontrolsüz alkol ve sigara tüketimi, şeker ve karbonhidrat vücuda alınmadan hemen önce ve tüketim sırasında keyif verse de vücutta hızla birikiyor, devamlı olarak vücudu yoruyor, bakteri dengesini bozuyor ve olumsuz düşüncelere, şikayetçi, depresif ve hatta intihara eğilimli bir ruh haline sürüklüyor.

vitalii-pavlyshynets-kcRFW-Hje8Y-unsplash©️ Vitalii

Beslenme biçimimi değiştirdikten sonra hem benim kendime saygım arttı hem de etrafımdaki insanlara yaydığım güzel enerji sayesinde daha dengeli, sosyal ve sağlıklı bir insana dönüştüm diyebilirim. Beslenme biçimimi tamamen değiştirme kararını hangi noktadan sonra vermek zorunda kaldığımla ilgili tüm detaylar için Candida yazımı okuyabilirsiniz.

Şu an ne durumdayım? Hayatımın bu noktasında sadece sebze ve kaliteli et ağırlıklı besleniyorum ve bu basit karar sayesinde her gün hayatın güzelliklerini keşfetmek için hiçbir yorgunluk hissetmeksizin, erkenden, şevkle uyanıyorum. En rutin günüm bile eşsiz ve yeniden yaşanamayacağını bilmek, her günü güzel ve dolu dolu yaşamak için bir sebep. Yaptığım her şeyi sevgi ve heyecanla yapıyor, mutlu olmak ve keyifli vakit geçirmek için herhangi bir keyif verici maddeye ihtiyaç duymuyorum. Bunu keşfetmek, kronik hastalıklardan kurtulmak ve hayatı dolu dolu yaşamak için hiçbir zaman geç değil. Yaş ilerledikçe alışkanlıkları değiştirmek daha zorken neden bugün başlamayalım ki?

louis-hansel-shotsoflouis-phEaeqe555M-unsplash©️ Brooke Lark

Nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız bir bütüncül beslenme uzmanına görünebilirsiniz. Ama genel olarak yıllardan beri bize sağlıklı olduğu söylenen pek çok tavsiyeyi adım adım uygulamak yeterli. Doğal olduğuna inandığımız sebze ve meyveleri (meyveyi dozunda olmak şartıyla) tüketmek, zeytinyağı, sade yağ ve tereyağı gibi sağlıklı yağları diyetimize adapte etmek, rafine şekeri, ekmeği ve işlenmiş karbonhidratlı besinleri, alkolü, sigarayı, stresi tamamen hayatımızdan çıkartmak, bol sıvı tüketmek, prebiyotik ve probiyotik gıdalara ve takviyelere ağırlık vermek gibi gibi. Daha önce söylediğim gibi şekerin ve işlenmiş gıdanın ortasına doğmuş ve hayatının üçte birini bu şekilde beslenerek geçirmiş biri olarak söylüyorum ki başta çok zorlanacak, ancak birkaç aylık istikrarlı uygulama sonrasında vücudunuzdaki ve ruh halinizdeki değişimleri görünce sıkı sıkı tutunacaksınız bu hayat tarzına. Uzun yaşamaktan ziyade kaliteli yaşamak, kronik hastalıklarla boğuşmadan her güne keyifle başlamak için bahaneleri geride bırakıp “benliğimize” bir şans vermenin tam sırası.

Nasıl 18 kilo verdim? Aşırı yeme bozukluğu (binge-eating), yanlış beslenme alışkanlıkları ve bozulan bağırsak mikrobiyatasına dair” için bir yorum

  1. Sabahın 5’inde bana ilham olduğuna inanamıyorum 😀 Harika bir yazı. Tam zamanlama bir rastlantı 🙃

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s