Yılbaşı ve karantinada seyahat tutkusunu tetikleyecek en keyifli 7 film!

1. Away We Go (2009)

Başrolde John Krasinski ve Maya Rudolph olan bu dram ve komedi odaklı filmi geçenlerde izledim ve karakterlere resmen bayıldım! Plansız bir şekilde hamile kalan Verona ve nişanlısı Burt, doğacak çocuklarını yetiştirebilecekleri o mükemmel yeri bulma hayaliyle yola çıkarlar. Yol boyunca pek çok eyalet ve ülkeyi farklı ulaşım araçlarıyla gezen çift, gittikleri bölgelerdeki tanıdıklarının hayatlarına misafir olurken, son ana kadar aslında bunun için “doğru bir yer” olup olmadığını sorgulamaya devam ederler.

2. Im Juli (2000)

Türk yapımcı Fatih Altaylı’nın bir filmi bu. Daniel ve Juli, Hamburg’ta Juli’nin takı standında tanışırlar. Bu ikilinin yolu, sıcak bir yaz gününde Juli otostop çekerken tekrar kesişir ve İstanbul’a doğru bir araba yolculuğuna başlarlar. Yol boyunca yaşanan maceralar gayet eğlenceli ve sürükleyici. Film aynı zamanda çok tatlı bir sonla bitiyor.

3. Mad Love (1995)

Bu filmi çocukken izlemiştim, başrolde Drew Barrymore olduğu için bu filmi herkes bilir sanıyordum ancak kime sorsam izlememiş oluyor, bu yüzden bu listede kesinlikle yer vermek istedim. Zıt karakterlerin birlikteliğini içeren seyahat filmlerini çok seviyorum, yukarıda bahsettiğim Away We Go da bu tür filmlere benzer bir başka örnek.

Matt Leland ve Casey Roberts, birbirine bakan iki göl evinde yaşayan, lise çağında iki genç. Bu karakterlerin birbirleriyle tanışmasının ve Casey’nin uçarı ve zaman zaman kontrolsüz tavırlarının aralarındaki tutkuyu gitgide körüklediği hikayede çiftin, ailelerinin arabasıyla kaçarak yol seyahatine çıkmalarını sağlayan esas sebep, Casey’nin ailesinin Casey’i akıl hastanesinde tedavi ettirmek istemesi oluyor. Matt’in Casey’nin sınırda davranışlarına olan sabrı ve ona olan sevgisi, seyahat boyunca Casey’e iyi gelecek mi yoksa tedavisi kaçınılmaz mı olacak bilmiyoruz.

4. The Go-getter (2007)

Filmden bahsedince uzun yıllardır hem oyunculuğuna hem müzik kariyerine bitmek tükenmek bilmez bir hayranlık beslediğim Zooey Deschanel’den de bir yapıt eklemek istedim. 19 yaşındaki Mercer (Lou Taylor Pucci), annesinin ölümü üzerinde Oregon’da bir araba yıkama merkezinden araba çalarak yola çıkar. Bir süre sonra araçtaki telefon çalar ve arabanın sahibi Kate (Zooey Deschanel), Mercer’i ihbar etmek yerine, ona telefonun diğer ucundan yol arkadaşı olmaya karar verir.

5. The Secret Life of Walter Mitty (2013)

Kesinlikle izlenmesi gereken film. Çok keyifli, akıcı ve sahneleriyle insanı dünyanın bir ucundan öbür ucuna sürüklüyor.

Walter Mitty (Ben Stellar), Life dergisinde fotoğraflardan sorumlu kişi. 16 yıldır aynı şirkette çalışan, rutinin içerisinde boğulmuş karakter kariyerinde bu noktadan sonra daha ileri gidemiyor. Derginin fotoğrafçısı, gezgin Sean O’Connell’den son sayıda basılacak fotoğrafların negatiflerini posta ile teslim alan Walter, Sean’ın mutlaka kapak olmasını istediği 25. negatifi zarfın içerisinde bulamaz. Kovulacağı endişesiyle hayatında bir kez olsun rutinlerinin dışına çıkmak ister ve Sean’ı dünyanın herhangi bir yerinde bulup 25. negatifi teslim almak üzere hayatının ilk büyük macerasına çıkar. Filmde Grönland, İzlanda, Afganistan ve Himalayalardan harika sahneler mevcut. Dipnot: Bu sahnelerin hepsi aslında İzlanda’da çekilmiş :).

6. The Wild (1995)

Reese Witherspoon’un başrolde olduğu The Wild gerçek bir hikayeden. Cheryl Strayed, 1995 yılında 2.663 mil uzunluğundaki Pacific Crest Trail dağ yolunun 1.100 milini tek başına yürüdü. Film boyunca Cheryl; Mojave, Kaliforniya’dan Oregon’a doğru sırt çantasıyla yola çıkar. Bu film bana seyahat, özgürlük, kalıpları yıkmak gibi konular söz konusu olunca akla ilk gelen yapıt Into the Wild’ı anımsatıyor.

7. On the Road (2012)

Yolda’nın kitabı, bence filminden çok daha güzel. Yine de seyahat konulu film denince aklıma ilk gelenlerden olduğu için eklemek istedim. Film ve kitap, beat kuşağı yazarı Jack Kerouac’ın arkadaşlarıyla yaptığı Amerika seyahatini konu alıyor. Yer altı edebiyatı tutkunlarının bildiği, dönemin kalıplarını ve geleneksel düşünceleri yıkmaya odaklanan bu edebi akımın başyapıtlarından olan kitabın filminde Sal Paradise (Sam Riley) adlı yazar, babasının ölümü ve kariyerinin sekteye uğraması üzerine ihtiyacı olan ilhamı bulabilmek üzere yol gezisine çıkar. Yolda Dean Moriarty (Garrett Hedlund) ve partneri Marylou (Kristen Stewart) ile tanışan yazar, yolculuğa bir süreliğine bu çift ile devam etme kararı alır. Amerika’yı boylu boyunca seyahat etmeye başlayan üçlü, bilinmezliğe doğru giderken tüm duyguları ve eylemleri uç noktalarda deneyimler.

Yılbaşı ve karantinada seyahat tutkusunu tetikleyecek en keyifli 7 film!” için 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s